Bugün bana dedin ki; "Rüyamda seni gördüm Kalabalığın içinde öylece gerçek gibiydin Gözlerime baktın, bir şey söylemeden Kavuşmuştuk"
Rüyandaki ben bile sana kavuşurken Bendeki bu ayrılık, bu uzaklık neden Suretine hasret günlerim var Sensizlikler biriktiriyorum Hüzünlerimin üzerine koyarak İçimdeki sensizliği ve sessizliği Yaşıyorum acı dolu zamanlarımda Kavuşacağım günü beklerken
Rüyandaki ben, bendeki sen Uzaklıklar ayıramaz artık bizi Zaman ve mekan kavramlarının üzerinde İlahi bir aşk bizimkisi...
Ellerim üşüyor ve gözlerim sulanmış, Yapacak hiç bir şey yok İmkanların imkansızlığında yüreğim Sancılı, kırılmış ve öylesine hüzün dolu Yalvarıyorum bitmesin diye Ama , bir sona doğru gidiyoruz Başı belli bir son Dudaklarımın arasında bir veda şarkısı Kulaklarımda uğultusu hiç dinmeyen çığlıklar Saçlarımın arasında hafif bir rüzgar esiyor Ayrılıktan yana ve ona ait Ses kesilmiş, kimsecikler konuşamıyor Biliyoruz hepimiz, veda zamanının geldiğini Yine ses yok… Şöyle bir bakıyorum, Okulun boş ve soğuk koridorlarına, Boş derslerde bağıra bağıra şarkılar söylediğimiz günleri Gözyaşlarımızı, kahkahalarımızı ve her günü Birden hatırlıyorum Sınıfımıza bakıyorum, ayrılık dolu gözlerle Dört yıl önce çocuk yüreğiyle geldiğimiz sınıftan Yine bir çocuk yüreğiyle ayrılıyoruz Ama büyümüş bir çocuk Dedim ya sonuna geldik bu yolun “Arkadaşlar” diyerek başlıyorum sözlerime Fakat bitiremiyorum Kelimeler boğazımda dizili Gözyaşlarım yüreğimden yüzüme “Güle güle” kelimesi çıkıyor en son, Oysa her defasında tekrar görüşmek için söylenen bu söz Bu kez bitişin, sona gelişin yani ayrılığın tanığı olarak , Dudaklardan yavaş ve sessizce çıkıyor “Güle güle arkadaşlar güle güle”
Mustafa Akbulut Haziran 2000-Liseye Veda Ederken...
Şimdilerde işyerimde öğle tatiline çıktığımda bazen gözlerimi kapatıyorum ve açtığımda kendimi Kadir abinin kantininden aldığım kola ve tostu yerken buluyorum ve o zamanki gibi hiç bıkmadan dolaşıyorum okulun etrafında. Hep tanıdık yüzler geliyor gözümün önüne, selam veriyorum hepsine. Gözlerimi açıyorum işyerindeyim. Tekrar kapatıyorum tekrar Şükran Ülgezendeyim. Okulun koridorlarında yürüyorum, seni görüyorum, hepinizi görüyorum, gözyaşlarımı gizleyemiyorum, gözlerimi açıyorum. İşyerindeyim yine. gözlerimi kapatıyorum Şükran ülgezendeyim, sınıftan içeri giriyorum, hepinizi görüyorum, gözyaşlarımı gizleyemiyorum, hepinizi çok seviyorum, çok seviyorum.... Gözlerimi açıyorum şirketteyim.Sonra bu böyle olmaz deyip dışarı çıkyıorum, Beşiktaş-Sarıyer minibüsüyle İstinyeye iniyorum. Tersane durağında iniyorum.Merdivenlerden aşağı inerek kapıdan içeri bakıyorum, beni içeri almıyor bekçi dayı. Kapıdan içeri bakıyorum hep yabancı yüzler.Ben yine gözlerimi kapatıyorum, okulun bahçesindeyim, yine hepinizi görüyorum hep tanıdık yüzler, gözyaşlarımı gizleyemiyorum. Gözlerimi açıyorum, okulun kapısındayım, geri dönüyorum. Hepinizi çok özlüyorum...
Gece yarısı Saat birdi Altı mayıs bindokuzyüzyetmişiki Soğuk mapushane koridorlarında ayak sesleri Devrimciliğin olanca ateşi sarmıştı yürekleri Tam bağımsız bir Türkiye sevdasının öyküsü Mevsim ilkbahardı Ama kış sessizliği vardı Çiçekler boynu bükük açmışlardı Belki de Ankara bu kadar soğuk görmemişti hayatında Gece esir almıştı, umutlarımızı, sevdalarımızı Sanki hiç gündüz olmayacak gibiydi Yıldızlar bile küsmüş, parlamıyorlardı Bir zırh gibiydi üzerindeki parkası Yürüyüş, sona değil, başlangıca Yirmi beş yaşında armağan etmek bedenini Ve hiç başını eğmeden, yürümek tüm halklara
Gece yarısı saat birdi Altı mayıs bindokuzyüzyetmişiki Ne güzel de yakışırdı parkası Meydanlarda hemen tanırdınız onu En önde, gözlerinde bağımsızlık türküsü söylerdi Durmadan, korkmadan, bıkmadan Köylüler, işçiler değil miydi sevdalısı Tek derdi Tam bağımsız Türkiye değil miydi? O zamanlardan görmemiş miydi bu günkü manzarayı Mustafa Kemal’e yürürken yine en önde Koca bir yürek, henüz yirmi beşinde Asılır yine tüm düşünceler Asılır da ölüm uğramaz olur Gözyaşlarımız deniz olur Bir türkü söyler dillerimiz Yırtar atmosferi, içimize sığmaz olur
Gece yarısı saat birdi Altı mayıs bindokuzyüzyetmişiki Ölen sadece bedenlerdi Düşünceler dalga dalga yayılıp Hüseyin oldu, Yusuf oldu, Deniz oldu Karanlıklar korkutmaz artık bizleri Geceyi yırtarcasına büyüyen ateş, hiç sönmeyecek gibi Bir demli çay, bir cigarayla oturup şöyle Rodrigo’yu dinlemeli Gece yarısı saat birdi 6 Mayıs ikibinsekiz Şimdilerde hep o şiiri okuyorum; 'Delikanlım, iyi bak yıldızlara. Onları belki bir daha göremezsin. Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin Delikanlım, sen ki,ya bi köşe başında Kaşından kan sızarak gebereceksin Ya da bir devrimci gibi darağacında can vereceksin.''
"Karşıma âniden çıkınca ziyâdesiyle şaşakaldım.. Nasıl bir edâ takınacağıma hükûm veremedim, âdetâ vecde geldim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi oldum, yüzünde beni fevkalâde rahatlatan bir tebessüm vardı.. Üstümü başımı toparladım, kendinden emin bir sesle 'akşam-ı şerifleriniz hayrolsun' dedim.."
Yıl: 1975 "Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Ne yapacağıma karar veremedim,heyecandan ayaklarım titredi. Ama çok geçmeden kendime gelir gibi oldum,yüzünde beni rahatlatan bir gülümseme vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'iyi akşamlar' dedim.."
Yıl: 1985 "Karşıma âniden çıkınca fevkalâde şaşırdım.. Nitekim ne yapacağıma hükûm veremedim, heyecandan ayaklarım titredi. Amma ve lâkin kısa bir süre sonrakendime gelir gibi oldum, nitekim yüzünde beni ferahlatan bir tebessüm vardı.. Üstüme çeki düzen verdim, kendinden emin bir sesle 'hayırlı akşamlar' dedim.."
Yıl: 1995 "Karşıma birdenbire çıkınca çok şaşırdım.. Fenâ hâlde kal geldi yâni..Ama bu iş bizi bozar dedim. Baktım o da bana bakıyor, bu iş tamamdır dedim..Manitayı tavlamak için doğruldum, artistik bir sesle 'selâm' dedim.."
Yıl: 2006 "Âbi onu karşımda öyle görünce çüş falan oldum yâni.. Oğlum bu iş bizi kasar dedim, fenâ göçeriz dedim, enjoy durumları yâni.. Ama concon muyum ki ben,baktım ki o da bana kesik.. Sarıl oğlum dedim, bu manita senin.. 'Hav aryu yavrum?'"
Yıl: 2026 "Ven ay vaz si hör, ben çok yâni öyle işte birden.. Off, ay dont nov âbi yaa.. Ama o da bana öyle baktı, if so âşık len bu manita.. 'Hay beybi..'
Her gün onlarca kız çocuğu, okuldan alınıp çocuk yaşta ya evlendiriliyor yada işe veriliyor.Babası yaştaki adamlarla zorla evlendirilip her gün şiddet görüyorlar.Kendi yaşıtları oyunlar oynarken onlar hayatın tüm acılarını küçücük omuzlarına yüklemek zorunda kalıyorlar.Yaşıtları okula giderken onlar her sabah fabrikanın yolunu tutup minicik elleriyle en ağır işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Bu ülke bizim, bu çocuklar bizim.Unutmayın biz de bir gün çocuk olduk. Ve biz okul sıralarında hayatın "H" sini görmemişken onlar hayatın en ağır şamarını her gün suratlarında bir tokat gibi hissediyorlar.
Bu ülkede yeni emeklilik yasasına yetişsin diye bakanlar,milletvekilleri bile küçücük çocuklarını sigortalı gösterirken, binlerce çocuk çalışmak zorunda kaldıkları yada bırakıldıkları için sigortasız, üç kuruşa çalışıp okulu sadece önünden geçerken görebiliyor.
27.04.2009 - Geleceğe Mektuplar - Mustafa Akbulut
Ona her gün rastlardım, kuyruğun bir ucunda Bir minibüs parası, sımsıkı avucunda Uykusuna doymamış, kırpışan gözleriyle Anlarsa baktığımı, başı inerde öne. Bildiğim kadarıyla ölmüş anne babası Okulundan koparıp işe koymuş ablası Ne rüyalar görürdü kim bilir yol boyunca Hep gülümserdi yüzü ansızın uyanınca. Bir minik kız çocuğu, saçları darmadağın Yollarda yalın ayak üşür.. üşür... üşür elleri... Meraklandım bir kaç gün durakta görmeyince Tanıyanlar söyledi inanmadım ilk önce. Dalmış bir gün rüyaya mavi önlük içinde Fabrika değil sanki, bir okul bahçesinde. İşte o an dişliler kapmış iki elini Böyle ödemiş yavrum rüyanın bedelini. Tebessüm donup kalmış ağzının kenarında Solu vermiş minik kız henüz ilk baharında. Bir minik kız çocuğu, bir minik kuş yüreği Ölümün kucağında üşür... üşür... üşür elleri...
MELEKLERİ KISKANDIRAN GÜZELLİĞİNLE DENİZLERİ DALGALANDIRAN GÖZLERİNLE YÜREĞİMİ YAKAN O SAF SEVGİNLE BAK BİR KEZ MECALZSİZ GÖNLÜME
BAK DESEM BAKARMISN GÖZLERİME MECALİM YOK YOK ANLA BAK DESEM BAKARMISN YÜZÜME MECALİM YOK YOK ANLA MECALİM YOK YOK ANLA
BANA DÜŞLER KURUDRAN SAÇLARINLA GECEYİ GÜNDÜZ YAPAN DURUŞUNLA HAYATIMA ANLAM KATAN VARLIĞINLA BAK BİR KEZ MECALSİZ GÖNLÜME
BAK DESEM BAKARMISN GÖZLERİME MECALİM YOK YOK ANLA BAK DESEM BAKARMISIN YÜZÜME MECALİM YOK YOK ANLA MECALİM YOK YOK ANLA
SÖZ-MÜZİK:MUSTAFA AKBULUT
SEZENİN DEDİĞİ GİBİ KÜÇÜĞÜM…
O ZAMANLAR KÜÇÜKTÜM ANLAYAMDIM GİTTİĞİNİ SEN BENDE DE KÜÇÜKTÜN YA NASIL BÜYÜK HÜZNLER BIRAKTIN KÜÇÜKTÜ YÜREKLERİMİZ ELLERİMİZ KÜÇÜK SEVİNÇLERİMİZ KÜÇÜK SEN EN BÜYÜK AYRILIKLARI SEÇTİN EN BÜYÜK YALNIZLIKLARI SEZEN GİBİ BİZDE KÜÇÜKTÜK BÜYÜK OLAN SEVGİMİZDİ ARTIK ODA KÜÇÜK
KÜÇÜĞÜM SAVUNMASIZ DELİ GİBİ ÂŞIK VE YALNIZ İKİ YÜREK KÜÇÜKLÜĞÜNDEYDİ HAYALLERİMİZ KİMSENİN BÜYÜK HAYALLERİNDE GÖZÜMÜZ YOKTU BİR SEN VARDIN BİR BEN VE KÜÇÜK UFACIK YÜREKLERİMİZ BÜYÜMEK İSTEMİYORDUK BU RÜYA BİTMESİN DİYE
SEZEN DİYOR YA KÜÇÜĞÜM DAHA ÇOK KÜÇÜĞÜM BİZDE KÜÇÜKTÜK NE OLDUDA BÜYÜDÜK SAVURDUK SEVGİMİZ EN BÜYÜK RÜZGÂRLARA KEŞKE BÜYÜMESEYDİK KEŞKE HEP KÜÇÜK KALSAYDIK RENKLERİMİZ AYNI OYUNCAKLARIMIZ HEP KÜÇÜK OLSAYDI
KÜÇÜKKEN KORKARDIK YA AYRILIKTAN HANİ KARANLIK GİBİ GELİRDİ YA AYRILIK BİZE BÜYÜDÜK DAHADA BÜYÜDÜ O KARANLIK KEŞKE HEP KÜÇÜK VE BİRLİKTE KALSAYDIK SEZENİN DEDİĞİ GİBİ KÜÇÜĞÜM DAHA ÇOK KÜÇÜĞÜM
Her hangi bir günde almıştım hediyeni Bende herkes gibi o gün verecektim Biliyordum benden bir hediye beklemediğini Ama sen bana yıllar önce hediyeni vermiştin "Ben geldim" diyerek sessizce bana gelmiştin
Hiç unutmuyorum soğuk bir ocak sonuydu Gecenin ayazı gözlerimi yaşartıyordu Baktığım her göz, dokunduğum her beden anlamsız geliyordu Biliyordum geleceğini ansızın Gözlerim gittiğin, beni terk ettiğin güne ağlıyordu
Her aklıma gelişinde Yeni bir çağ başlıyordu beynimde Sensizlik sarmalıyor, boğuyordu Beni, seni, senden kalan her şeyi Doldurdum artık seninle tüm kalbimi
Oysa sen yanımdayken böyle miydi? Sensiz geçecek bir dakikayı bile hayal edemiyorken Gözlerimiz bizden ayrı sevişiyordu birbirimize bakarken Saat ve zaman kavramı yerle bir oluyordu Her şeyden uzak yeni bir dünya başlıyordu
Hani söz vermiştin, gitmeyecektin El ele tutuşup kız kulesini, bahar gözüyle görecektik Bu soğuk, gözü yaşlı mevsimde gitmiştin Beni yerle bir edip, içime oturan o sözü söylemiştin "Elveda, belki bir gün başka bir dünyada" demiştin
Şu an sana veremediğim hediyeye bakıyorum Herkes hediyesini verdi sevdiğine Ben ise gözü yaşlı bakıyorum resmine Sen gideli yapayalnız kaldım Peki soruyorum sana, mutlu musun oralarda?
Bana da yer var mı toprağında ellerin beni de sarar mı sıkıca Şu beyaz mermer taşın gölgesinde benim içinde ufacık bir yer varmı İşte hediyen sevdiğin papatyalardan aldım sana Bu gün bizim kavuşma günümüz olsun Sevgililer günün kutlu olsun
ORADA BULUTLARDAYIM BANA BAKTIĞIN YERDE GÖRÜNMEYENDEYİM GÖKYÜZÜNE BAKARSAN İZLERİMİ GÖRÜRSÜN BENİM KULAĞIMDAKİ MANEVİ SESLERİ DUYUYORMUSN NASIL DA ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA ALLAH DİYOR ALLAH… İZLERİMİ TAKİP ET SENİ BANA GETİRİCEK MELEKLER
YAĞMURLARIDA DİNLE KULAK VER HERZAMAN HER BİR DAMLAYI ELLERİNLE TUTMAYA ÇALIŞ BEN VARIM O DAMLALARDA BAK AVUÇLARINDAYIM KARANLIKTAN KORKMA KARANLIKTA DA BEN VARIM AZ KALDI BİRAZ SONRA YANIMDASIN…
ŞİMDİ DERİN BİR NEFES AL BENİ İÇİNE ÇEK BEN ZATEN EN ÇOK KALBİNİ SEVDİM AL BENİ YİNE KALBİNE ÇOK ÖZLEMİŞİM BENİ BULMANA ÇOK AZ KALDI SENİDE ÇOK BEKLETTİM BEKLEDİĞİNE DEYİCEK MERAK ETME BİRAZ SONRA ELLERİNDEYİM
ŞİMDİ ÜZERİNDEN DÜNYA ELBİSESİNİ SOYUN SANA YEP YENİ ESLBİSELER ARMAĞAN ETTİ YARADAN YAVAŞ YAVAŞ YANIMA GELİYORSUN AZ KALDI GEÇTİĞİN YOLLARA İYİ BAK BENİ GÖRÜCEKSİN BİR DURAKTA SENİ YANIMDA HİSSETMEYE BAŞLADIM GELİYORSUN
BAK GELİŞİNLE OLMAYAN ÇİÇEKLER AÇTI CENNETİM DE İŞTE YANIMDASIN YILLAR SONRA BENİMLESİN BAK GÜNEŞ BİZM AÇTI, KUŞLAR BİZM İÇİN ÖTÜYOR CENNET BAHÇESİN DE YUVAMIZ HAZIR SEN VE BEN ARTIK BURDAYIZ BURASI GÜLLERDEN CENNET YUVAMIZ.
İbrahim KAPLAN-MABETH
MABETH – BUNLAIM
Saat Yediyi vurmuş gözlerim Kan Çanağı Olmuş Seni Beklerken Bir Baktım ki Sabah Olmuş Soframda Dünkü Çorbam Karıncalara Yem Olmuş Gözlerimde Ağır Uyku Vücudum Alkol Olmuş
Sen Burada Olsan Gözyaşlarımı Silsen Elimden tutsan Ayağa Kaldırsan İşte Geldim Yanındayım Desen Sarılsan Saat Yedi Olmuş Gözlerim Kan Çanağı Olmuş Seni Beklerken Bir Baktım ki Sabah Olmuş
—Artık Beklemiyorum Seni…
MABETH – BUNALIM Söz: İbrahim Kaplan Müzik: İsmail Polat